Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Holistik Şifa

HOLİSTİK ŞİFA Holistik Şifaya açılan sağlığa bakış açısı nedir? Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığın tarifini şöyle yapıyor: “Sağlık, sadece hastalık veya sakatlığın olmaması değil; tam olarak fiziksel, zihinsel ve sosyal iyilik-refah halidir” ( WHO definition of Health: Health is a state of complete physical, mental and social well-being and not merely the absence of disease or infirmity). Sağlık sektörü, uzun süredir tedavi edici hekimlikte ağırlığını sürdürüyor; ve hasta muayene süresi azalıp, reçetedeki ilaç sayısı artıyor... Bir hasta soyunup muayene olurken daha giyinmeden diğer hasta kapıyı omuzlayıp “benim randevuma saygı duyun” diye bağırıyor. Bilmiyor ki, kendisi gibi biri içeride ve muayenesi tamamlanmamış... Bir doktora günde 60 ila 90 hasta baksın istiyor bakanlık ve ilaç firmaları. Bu sürede sadece ilaç yazılır, teşhis konulmaz biliyorsunuz... Günümüzde ortak bilinç geliştikçe, koruyucu-önleyici hekimlik ön plana çıkmaya başlamıştır. Böylece sağlığı...
24 MART   DÜNYA TÜBERKÜLOZ GÜNÜ WORLD TUBERCULOSIS DAY 24 march Tüberküloz tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen teşhisi ve tedavisi uğraş gerektiriyor. Uzun tedavi süresi gerektirdiği için çeşitli problemler ortaya çıkıyor. Dünyada mevcut tüberkülozlulara ek olarak her sene 9 milyon kişi tüberküloza yakalanıyor ve bunların 3 milyonu sağlık sisteminin içinde kayboluyor, ulaşılamıyor, tedavisi yapılamıyor. Bu önemli hastalık için devletlerin ve uluslararası örgütlerin işbirliği gerekmektedir. Bu yüzden her sene WHO (Dünya Sağlık Örgütü) nün liderliğinde her yıl 24 mart “Tuberculosis day” olarak kutlanmakta ve tüberküloza dikkat çekilmektedir. Tüberküloz   etkeni mycobacterium tuberculosis denilen bir bakteridir. 1882 de Robert Koch bu basili bulmuştur. Tüberküloz bulaşıcı bir hastalık olup başlıca   havayoluyla bulaşır.   Tüberküloz AIDS etkeninden sonraki dünyada insan öldüren ikinci enfeksiyon   hastalığıdır. Verem veya ince hastalık...

GERİBİLDİRİM ÇAĞINI BAŞLATAN SESSİZ DEVRİMİN İKİ ELEBAŞISI: SOSYAL MEDYA ve de NÖROMARKETİNG...

GERİBİLDİRİM ÇAĞINI BAŞLATAN SESSİZ DEVRİMİN İKİ ELEBAŞISI: SOSYAL MEDYA ve de NÖROMARKETİNG ... Bu devrimi yapan iki elebaşı var; toplum mühendisliğinden sorumlu elebaşı SOSYAL MEDYA ve de insan mühendisliğinden sorumlu NÖROMARKETİNG, nam-ı diğer NÖROPAZARLAMA... SOSYAL MEDYA ve de NÖROMARKETİNG... GERİBİLDİRİM DEVRİMİ...   GERİBİLDİRİM ÇAĞI... Bu yazıyı Bir tıp doktoru, Bir nükleer tıp uzmanı, Bir hipnoz eğitmeni, Bir akupunktur uzmanı, Bir işletme mezunu, Bir sosyal medya uzmanı, Bir felsefe öğrencisi olarak yazmıyorum. Bu yazıyı evrende sizin gibi yaşayan bir insan (  Erol ERGÜLER ) olarak yazıyorum; Günümüz dünyasında SOSYAL MEDYA ve NÖROMARKETİNG kavramları çoğu insanlar tarafından daha tam olarak algılanmasa da iki dev endüstri haline gelmiştir ve geleceği tek başlarına yönetmeye adaydır. Bu iki kavram aynı zamanda postmodern anlayışın açıklarından fırsat bularak gelişen “acemi globalizm” in tekrardan daha örgütlü bir yapılanmasıd...

HOMEOPATİ NEDİR?

HOMEOPATİ (Dr. Erol ERGÜLER ) Homeopati vücudun iyileştirme mekanizmalarını harekete geçirerek homeostazis – vücut dengelemesi yapar. Homeopati Latince homeo, homois: benzer   pathos: hastalık,patoloji kelimelerinden gelip “benzeri benzerle tedavi” anlamında kullanılmıştır. “Similia similibus curantur” “Let likes be treated (healed) by likes” “Like cures likes” “Likes are cured by likes” “Samam Samenah Shanthi” Homeopati 18.yy da başladığı söylense de, M.Ö 450 Hippokrat zamanında biliniyordu. Tekrar eden kusmalarda anti-emetik olan ipeka kullanılıyordu. M.S 500… İsviçreli kimyacı “alchemist” Paracelsus “like cures likes” 18.yy da tıbbi tedavide zor   ve tehlikeli metodlar kullanılıyordu. Mesela gonore ve sifiliz tedavisinde calomel gibi civa bileşikleri kullanılırken civa   zehirlenmeleri olabiliyordu. Toksik madde içeren bitkiler tıbbi tedavilerde (kanama ve ishalde…) kullanılıyordu.   Homeopati’yi Alman Dr. Christian Friedrich Samue...

AIDS günü 1 aralık...

AIDS günü 1 aralık... AIDS hastalığı 1981 de Kaliforniya da ilk defa tespit edildiğinde AIDS in eşcinsellerde olduğu ve enjektörle bulaştığına inanılmıştı. Bu hastalığın nedeni olan virüs uzun süre bulunamamış ve bilim adamları ancak 1985 te HIV virüsünü tespit edecek testleri bulmuştur. Uzun araştırmalar sonucu bu virüsün Afrika da bulunan bir şempanze ırkından geldiği açıklanmıştır. İşin garibi bu şempanzelerde bu virüs hastalık yapmadığı belirtilmiştir. Nerden geldiğini bir yana bırakırsak bu virüs kan hücrelerine girerek çoğalır ve vücudun bağışıklık sistemini bozar. Bağışıklık sistemi bozulan vücut artık çok kolayca yok ettiği mikroorganizmalarla savaşamaz. Böylece bir uçuk yapan virüsü bile öldürücü olabilir. Hele başka bir hastalığı (iltihap, mantar, kanser...) olan kişide o hastalıkla mücadele edilemediği için kişi o hastalığa çabucak yenilir... 1992 yılında Berlin'e gittiğimde oradaki BGTM yani Berlin Türk Sağlık Elemanları Derneği AIDS bilgilendirm...